Yara İzi Skar Tedavisi
Yara izi tedavisi, vücutta yer alan bir yaranın izinin kaybolmasını veya küçülmesini sağlamak amacıyla yapılan tedavidir. Aynı zamanda yeni iyileşmeye başlayan yaraların iz bırakmasını engellemek amaçlı da başvurulan bir yöntemdir. Yara izlerinin tedavisi, kesinlikle uzman hekimlerce yapılmalıdır. Yanlış bilgiler sonucunda uygulanan yöntemler, daha ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Ayrıca yaranın iyileşme sürecine olumsuz etkisi sebebiyle oluşması muhtemelen yara izinin daha ciddi boyutlarda olmasını tetiklemektedir. Yara izlerinin iyileşmesi yada tamamen ortadan kalkması için yaraya uygulanan tedaviler, yaranın iyileşme sürecindeki kullanılan krem ve ilaçlar, bakım aralıkları, yaranın kapanmasından sonraki geçen süre gibi faktörler tedavi süreçlerini belirlemedeki en önemli etkenlerdir. Uzman hekim tarafından yarının durumu incelendikten sonra tedavi yöntemine karar verilir. Uzm. Dr. Bülent Kurt ve ekibi Sakarya Serdivan’daki kliniğinde bütüncül tıp yöntemleri kullanarak yara izleri için çeşitli tedaviler uygulamaktadır. Yaptığımız tedavilerde son teknoloji cihazlar yanı sıra CGF gibi mezoterapi uygulamaları tedaviyi güçlendirerek iyileşme süreçlerinde daha hızlı ve daha iyi sonuçlar almaktayız. Randevu Alın.
Skar Ne Demektir ?
Skar, kelime anlamı olarak yara izi anlamına gelmektedir. Yara izleri, deride çeşitli nedenlerle oluşabilmektedir. Tedavisi sürecinde de bu izlerin çoğunluğu kaybolma noktasına gelmektedir. Skar tedavisi, yara izlerinin tamamen ortadan kaybolmasını sağlamaz. Hatta hiçbir tedavi tamamen eski haline dönmesine garanti veremez. Buradaki amaç skarların gözle görülen kısmının azaltılması ve daha az dikkat çekici hale gelmesini sağlamaktadır.

Yara İzleri (Skarlar) Neden Oluşur ?
Günlük yaşantımızda sıklıkla yaralar oluşmaktadır. Vücudumuz bu yaraları, kendi doğal yöntemleriyle iyileştirme ve çoğunlukla da iz bırakmadan tedavi etmektedir. Fakat bazı durumlarda yara izleri kaybolmamaktadır. Çoğunlukla cerrahi müdahale, sivilce ve dövme yaptırma gibi durumlarda büyük veya kalıcı yara izleri oluşmaktadır.
- Kesiler
Derinin kesilmesi sonucunda meydana gelen yaralar, iyileşme süreci sonunda iz bırakabilir. Özellikle derin kesikler veya yarılmalar iz kalma riski yüksek olanlardır.
- Yanıklar
Yanıklar, deride kalıcı bir doku hasarı bıraktığı için iz bırakan yaralardır. Derinin protein dokusuna zarar verecek düzeyde bir sıcaklığa maruz kalması durumunda skarların oluşması kaçınılmaz olmaktadır. Yanmanın derecesine ve büyüklüğüne göre de yara izi daha dikkat çekici olabilmektedir.
- Ameliyat İzleri
Cerrahi müdahaleler sırasında oluşan kesikler derin olmaktadır. Bu da cerrahi operasyon sonrası yara izi oluşmasına sebebiyet vermektedir. Günümüzde dikiş teknikleri estetik olarak da gelişim göstermiş olsa da iz kalması kaçınılmaz olabilir.
- Akne (Sivilce)
Özellikle ergenlik döneminde yüzde akne yoğunluğu artmaktadır. Bu durumda çoğu kişi sivilcelerden rahatsız olarak farklı yöntemlerle bunlardan kurtulmaya çalışmaktadır. Bu durumlarda da izler kalabilmektedir. Bu izler, diğer yara izlerine göre biraz farklıdır. Daha küçük boyutlardadır ve çukur bir görünüme sahiptir.
Yara İzi (Skar) Çeşitleri Nelerdir ?
Yara izleri; şekline, bulundukları yere ve rengine göre çeşitlilik göstermektedir. Bazı durumlarda yara izine neyin sebebiyet verdiği de önemlidir. Sivilce izi, ameliyat yarası, deri çatlakları, yanık, jilet kesiği, cam kesiği, bıçak yarası gibi çeşitlendirilebilir. Yara izlerinin derinliği yeri doku kaybının olup olmaması çok önemlidir. Ayrıca yapılan müdahale ve yaranın hala açık olması yada iyileşmesinden sonraki geçen süre dahil geçmişte uygulanılan tedaviler dahil oldukça önem taşımaktadır.
Depresif Yara İzleri
Depresif yara izleri, küçük çukurlar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla sivilceden kaynaklı olsa da suçiçeği gibi çocukluk hastalıkları sonrası da oluşabilmektedir. Bu yara izleri, çoğunlukla yüz bölgesinde olmaktadır. Genç yaşlarda bu izler pek dikkat çekici düzeyde değildir fakat yaşlandıkça daha belirgin bir hale gelir.
Çatlaklardan Kaynaklı Yara İzleri
Ciltte meydana gelen çatlaklar da yara izi kapsamındadır. Özellikle hamilelik dönemlerinde hızlı kilo alma ve zayıflamadan kaynaklı olarak çatlaklar oluşabilmektedir. Bu yara izleri deri altındaki bağ dokuların zarar görmesi sebebiyle oluşur.
Kontraktür Yara İzleri
Kontraktür yara izleri, ciltteki yara veya yanık sonucu meydana gelen skarların özellikli bir türüdür. Bu tür yara izleri, ciltteki dokuların sıkışmasına, daralmasına veya çekilmesine yol açar. Genellikle bu tür yara izleri eklem bölgelerinde veya cilt esnekliğinin yoğun olduğu alanlarda meydana gelir. Kontraktür yara izleri, cildin normal hareketini kısıtlayabilir ve bu bölgelerdeki deri gerilimini artırabilir.
Keloidler
Keloidler, ciltte yaralanma veya cerrahi müdahale sonucu oluşan skar dokusunun normalden daha fazla büyümesi ve yayılması ile karakterize edilen, kabarık, kırmızı veya mor renkli izlerdir. Bu tür yara izleri, yaranın kendisiyle orantısız bir şekilde büyüme eğilimindedir ve genellikle yara bölgesinin dışına taşar.
Düz Yara İzleri
Düz yara izleri, cilt rengine oranla bir ton açık veya koyu olabilir. Yara ilk oluştuğunda hafif bir yükseklik olsa da zamanla düz bir hal almaktadır.
Hipertrofik Yara İzleri
Hipertrofik yara izleri, yükseltilmiş yara izleri olarak da bilinir. Adından da anlaşılacağı üzere yüksek görünüme sahip bir yara izidir. Bu izler zamanla küçülme eğilimdedir fakat tamamen yok olmazlar.
Yara İzlerinin Teşhis Edilmesi
Yara izleri, dermatologlar tarafından teşhis edilmektedir. Teşhis edilmesi için görsel muayene en sık başvurulan yöntemlerdendir. Fakat bazı durumlarda skarların türünü tam olarak anlamak gerekebilir. Böyle durumlarda biyopsi yapılması yöntemlerden biridir. Buna ek olarak yara izine mikroskop altında bakmak da bir alternatiftir.
Yara – Skar Tedavi Yöntemleri
Yara izi tedavi yöntemleri, yara izinin türüne göre farklılık göstermektedir. Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak yeni yöntemler de günden güne ortaya çıkmaktadır.
- Dermabrazyon: Dermabrazyon yöntemi, temel olarak zımparalama işlemi olarak ele alınabilir. Çoğunlukla sivilce izleri gibi durumlar için başvurulan bir yöntemdir. Cildin üst yüzeyi zımparalama yöntemiyle ile hafifçe soyulur. Bu sayede cilt yumuşar ve pürüzsüz bir görünüm elde edilir.
- Yara Temizliği: Yaranın temiz tutulması, yaranın iyileşme sürecini hızlandırdığı gibi yara izlerinin oluşmasını da azaltan bir yöntemdir. Steril bir şekilde pansuman yapılması
- Enjeksiyonlar: İlaç kullanılarak yara izlerinin küçültülmesine yönelik olan bir yöntemdir. Bu yöntemde ilaç doğrudan yara izine enjekte edilir. Bu işlem sonrasında yara izinde küçülme ve düzleşme görünebilmektedir. Özellikle keloid yara izleri için sıklıkla uygulanan yöntemler arasındadır.
- Krem ve Merhemler: Yaranın iyileşmesi sürecinde uygulanan krem ve merhemler, ciltte meydana gelen hasarın onarılmasına destek sağlar. Ayrıca yaranın iltihaplanmasını da engelleme özelliğindedir.
- Lazer Tedavisi: Lazer tedavisi, yara izlerinin küçülmesine destek sağlar. Cilt yüzeyinin yenilenmesini sağlayarak yara izinin daha az dikkat çekmesini sağlamaktadır. Lazer tedavisi için birçok farklı yöntem de bulunmaktadır.
- Basınç tedavisi: Yaranın iyileşmesi sürecinde uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde yaraya basınç uygulanır ve yaranın oluşması engellenmiş olur. Basınç uygulanması için bandaj, çorap veya pansuman seçenekleri tercih edilmektedir.
- Cerrahi Operasyon (Ameliyat): Derin skarlar için bazı durumlarda ameliyat yapılması gerekebilmektedir. Cerrahi müdahale yapılarak yara izinin küçülmesi ve daha az dikkat çekmesi sağlanabilmektedir.
Yara İzlerini (Skarları) Önlemek İçin Yapılması Gerekenler
Yara izleri, çoğunlukla yanlış veya özensiz işlemler sonucunda daha ileri düzeyde oluşmaktadır. Bu sebeple özellikle açık yara olması durumunda bazı durumlara dikkat etmek gerekmektedir. Bu sayede yara izleri minimum düzeyde olacaktır.
- Yara bölgesinin temiz tutulması: Yara bölgesinin temiz ve kuru tutulması, yaranın iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Ayrıca sağlıklı bir iyileşme olacağı için yara izinin en az düzeyde olmasına katkıda bulunacaktır.
- Güneşten korumak: Yara yerinde oluşan yeni deri henüz korunaklı değildir. Yeni oluşmaktadır ve oldukça da hassastır. Böyle bir durumdayken güneşe maruz kalması durumunda cilt hasar alacaktır ve o bölgede yara izi kalmasına sebep olacaktır. Bunun yerine yarayı güneşten korumak için güneşe çıkmamak veya güneşten koruyucu kremler sürmek doğru bir yöntem olacaktır.
- Sağlıklı Beslenme: Yara izinin olmasının temel sebeplerinden birisi de sağlıklı bir iyileşme sürecinin olmamasıdır. Bu sebeple buna sebep vermemek için yaranın iyileşmesine katkıda bulunacak yiyecek ve içecekler tüketmek gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Skar tedavisi kalıcı mı?
Evet, skar tedavisiyle elde edilen sonuçlar kalıcıdır. Hücre yenileyici aşılar, lazer tedavisi veya altın iğne gibi yöntemlerle cildin altında yeniden üretilen kolajen ve onarılan doku yapısı eskisine dönmez; elde edilen iyileşme ömür boyu korunabilir.
Skar tedavisi kaç seans sürer?
İzin derinliğine, genişliğine ve ne zaman oluştuğuna bağlı olarak değişmekle birlikte belirgin ve tatmin edici bir iyileşme için genellikle 3-4 hafta aralıklarla yapılan 3 ila 6 seanslık bir tedavi protokolü uygulanır.
Skar izi zamanla geçer mi?
Cildin kendini onarma sürecinde ilk birkaç ay izlerin rengi hafifleyebilir ve görünümü yumuşayabilir. Ancak cildin alt tabakalarına inmiş derin skar dokuları ve çukurluklar medikal bir müdahale olmadan zamanla kendiliğinden tamamen geçmez.
Yara izi tedavisi sırasında veya sonrasında çok ağrı olur mu?
Hayır, ağrı minimal düzeydedir. İşlemden önce bölgeye güçlü lokal anestezik kremler uygulanarak tam uyuşma sağlanır. İşlem sonrasında ise sadece birkaç saat süren hafif bir sıcaklık ve güneş yanığı hissi oluşabilir.
Yara izi tedavisi yaz aylarında yapılabilir mi?
Cildi soyan agresif lazer tedavileri yazın tercih edilmez. Ancak cildi içeriden yapılandıran altın iğne (radyofrekans), skar içi ozon/PRP ve mezoterapi gibi uygulamalar, çok sıkı güneş koruması yapılması şartıyla yaz aylarında da güvenle uygulanabilir.
Retinol skar izlerine iyi gelir mi?
Retinol, hücre yenilenmesini hızlandırarak çok yüzeysel ve yeni oluşmuş sivilce izlerinin hafifletilmesine yardımcı olur. Ancak cildin alt tabakasına yerleşmiş derin ve çukur skar izlerinde retinol tek başına yeterli değildir; klinik tedavilerle desteklenmelidir.
Sivilce çukurları kendiliğinden geçer mi?
Hayır, sivilce çukurları cildin altındaki bağ dokunun hasar görmesi ve içeri doğru çekilmesiyle oluşur. Bu çöken doku kendi kendine yukarı çıkamayacağı için sivilce çukurları medikal estetik tedavileri olmadan kendiliğinden geçmez.
Yara izleri lazerle geçer mi?
Lazer teknolojileri skar dokusunu mikro düzeyde hasarlayarak vücudun taze ve sağlıklı kolajen üretmesini sağlar. Lazer yardımıyla yara izleri %100 sıfırlanamasa da izlerin derinliği azaltılarak ciltle olan ton farkı %70 ila %90 oranında belirsiz hale getirilebilir.
Skar izlerine dolgu yapılır mı?
Evet, yapılabilir. Özellikle derin sivilce çukurlarında veya çökük yara izlerinde, alt bağ dokusu serbest bırakıldıktan sonra bölgeye hyalüronik asit veya akıllı dolgular enjekte edilerek çöküklük anında yukarı taşınır ve pürüzsüz bir görünüm sağlanabilir.
Ameliyat ve dikiş izleri ne zaman tedavi edilmeye başlanmalıdır?
Yara kapandıktan ve dikişler alındıktan hemen sonra (ilk 1-2 ay içinde) erken dönemde başlanan tedavilerin başarı oranı çok yüksektir. Ancak yıllanmış, eski izlerde de dokuyu uyandırarak belirgin iyileşmeler sağlamak mümkündür.



