İçeriğe geç
Dr. Bülent KurtEstetik ve Bütüncül Tıp

Ozon Tedavisi

Ozon tedavisinin ne olduğunu, hangi rahatsızlıklarda tamamlayıcı olarak uygulandığını ve Sakarya Serdivan'daki kliniğimizde nasıl yapıldığını inceleyin.

Ozon Tedavisi Nedir?

Bağışıklık Güçlendirici Doğal Doping kaynağıdır.

Sakarya'nın farklı ilçelerinden kliniğimize ulaşım ve randevu süreciyle ilgili pratik bilgiler için Sakarya Ozon Tedavisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Tüm dünyada yaklaşık 100 yıldır başarıyla uygulanan ozon tedavisi, bağışıklığımızı güçlendiren doğal, sağlıklı, güvenli ve etkili bir geleneksel tamamlayıcı tıp tedavisidir.

Son yıllarda Dünya’da gerekse ülkemizde popüler olan ozon tedavi uygulamasında, atmosferdeki ozon gazı kullanılmaktadır. Ozonla temizlenen kan hücreleri; metabolizmanın gençleşmesini sağlar ve bağışıklık güçlendirici rol oynar nitekim vücudu, başta grip ve enfeksiyonlar olmak üzere birçok hastalıklardan korur.

Ozon gazı kullanılarak yapılan tedavinin hekim kontrolünde ve uygun dozlarda uygulanması sonrasında yan etki görülme oranı düşüktür. Antibakteriyel ve antioksidan özelliğe de sahip olması dolayısıyla uzun senelerdir su ve gıda maddelerinin yanı sıra tıp alanında, ekipmanların dezenfekte edilmesinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.

Ozon Tedavisinin Faydaları Nelerdir?

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Metabolizma hızını artırır.
  • Anti-Aging etki sağlar.
  • Detox etkisi sağlar.
  • Kan dolaşımını hızlandırır.
  • Ağrı giderici etki yaratır.
  • Anti-karsinojenik etki
  • Yaşam kalitesini artırır.
  • Stres kaynaklı şeker hastalığında faydalıdır.
  • Metabolizmayı hızlandırdığı için kilo verme konusunda destekleyici tedavidir.
  • Kadınlarda hormonal dengeyi sağladığı için menopozu çok daha rahat atlatmalarına vesile olur. Kan sulandırıcı etkisi nedeniyle kalp krizi riskini azaltır.
  • Erkeklerde özellikle 40 yaşından sonra görülebilen cinsel performans azalmasına karşı etkindir. Ozon Terapi sonrası performansta ciddi bir artış gözlenir.
Minör ozon tedavisi uygulaması

“Tüm maddeler zehirdir, ilacı zehirden ayıran dozudur” diyerek zehirde doz kavramını getirmiştir.

Goldman

Ozona verilen cevap doza bağlıdır.

Uyarıcı veya baskılayıcı etki elde etmek için seçilecek doz, uygulama yapılacak dokunun oksidatif yüküne, antioksidan kapasitesine göre değişir.

„Yüksek dozda zararlı olan bir ajanın düşük dozda faydalı etki gösterebilir” tanımını gündeme getirmiştir.

Hormesis

Ozonu Nasıl Elde Ederiz?
Medikal ozonu uygulamak için saf oksijen tüpünden oksijen alan cihaz jeneratör yardımı ile ozon-oksijen (O3-O2) karışımı elde eder.

Tedavi edici doz aralığı: (%0.05 O3 ) + (%99.05 O2 ) = 1 μg/ml (%5 O3 ) + (%95 O2 ) =100 μg/ml 32 Ağırlıklı olarak kullanılan sistemik tedavi doz aralığı 20-80 μg/ml’dir.

Lokal tedavilerde 1-20 μg/ml doz aralıkları sıklıkla kullanılmaktadır.

Ozon Tedavisi Nasıl Uygulanır ?

Bağışıklık güçlendirici, kan dolaşımını hızlandıran ve vücuttaki oksijen seviyesini arttırarak tüm dokuların yenilenmesini sağlayan ozon tedavisi nasıl yapılır?

Uygulamada vücuttan 100-150 cc (1 su bardağı) kan alınır. Ardından kanın içine ozon verilerek. Kan ve ozonun karışması sağlanır ardından tekrar vücuda enjekte edilerek uygulama tamamlanır.

Tamamen steril bir klinik ortamda uygulanması gereken, kan vermek kadar basit ve ağrısız olan bu işlem 15-25 dakika arasında tamamlanır. Tedavinin tamamen etki göstermesi ve hedeflenen sonuçların alınabilmesi için her yıl, haftada iki kez olmak üzere 10 seanslık (5 haftalık) kür şeklinde uygulanması tavsiye edilmektedir.

sakarya ozon terapi

Ozon Terapisinin İlk Etkileri Ne Zaman Görülmektedir ?

Ozon terapisi kandaki oksijen oranını %100’e kadar çıkartabilir. (Soluduğumuz havada yaklaşık %21 oranında oksijen bulunmakta.) terapi etkisini 3. seanstan itibaren göstermeye başlar. Kana karışan ozon, kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşturan maddelerle reaksiyona girer. Sonrasında kandaki oksijen miktarını oldukça artırıp dolaşımı düzenler dokulara daha çok oksijen gitmesini sağlar. Bu etkileşim metabolizmayı arttırarak vücutta bağışıklık sistemini güçlendir ardından doğal bir doping etkisi yaratır.

Hekim kontrolünde uygulandığında yan etki görülme oranı düşük olan tedavinin faydaları bununla da sınırlı değil. Ozon gazı antibakteriyel ve antioksidan özelliğiyle vücuttaki virüs, bakteri, iltihap ve mantarları da yok eder. Böylece vücut bir yandan toksik madde, virüs ve bakterilerden arınır dahası yüksek oksijenle kendini yeniler ve gençleştirir.

Ozon Tedavisinin Faydalı Olduğu Hastalıklar Nelerdir ?

Sağlıklı, güvenli ve oldukça doğal bir yöntem olması nedeniyle deri hastalıklarından enfeksiyon hastalıklarına kadar birçok durumda geleneksel tamamlayıcı tedavi olarak kullanılan ve koruyucu hekimlik uygulamalarının başında gelen ozon terapi uygulamasının faydaları özellikle şöyle sıralanmaktadır.
Ozonun tek başına uygulandığında yüksek başarı elde edilen hastalıklar.

  • Osteomiyelit, plevral ampiyem, fistül ve abseler, enfekte yaralar,yatak yaraları,kronik ülserler, diyabetik ayak ve yanıklar.
  • İlerlemiş iskemik hastalıklar. (alt ekstremite iskemisi, iskemik kalp, inme–tromboliz için geç kalınanlar).
  • Yaşa bağlı maküler dejenerasyon (atrofik formu)Anti-Aging etki sağlar.
  • Lokalize osteoartroz
  • Oral kavitenin tekrarlayıcı veya kronik enfeksiyonları
  • Kronik yorgunluk sendromu ve fibromiyaljiler
  • Bartolin ve vajinal candida enfeksiyonları

Gibi hastalıkların modern tedavilerine destek ve tamamlayıcı olarak uygulanmaktadır.

Endikasyon alanları tedavi sırasında etkinliğini kısaca üç madde de özetlenmektedir.

  1. Akut ve kronik enfeksiyon hastalıklar : Özellikle antibiyotik ve kimyasal dirençli bakteri, virüs ve mantarlar, Hepatit, HIV, herpetik enfeksiyonlar ve herpes zoster, papillomavirus enfeksiyonları, onikomikoz ve candida enfeksiyonları ortamdaki ve hücre içindeki antioksidanlar tarafından ozonun bakterisit, virüsit ve fungusit etkisinden korunmakla birlikte bağışıklık sisteminin güçlenmesi sonucunda hastalıkla mücadelede avantaj elde edilmektedir.
  2. Ozon terapisi ile başarılı sonuçlar elde edilen hastalıklar : Özellikle kansere bağlı yorgunluğun önlenmesinde, yaşam kalitesini artmasına, kemoterapi, radyoterapinin vücuttaki yan etkilerini azaltmada etkili olduğunu gösterdi. Ancak kanser tedavisinde kullanımı hakkında yeterli veri yoktur. Astım, multifaktöryel olması nedeni ile çok iyi sonuç elde edilen hastalar olmakla birlikte zayıf sonuç alınanlar da vardır.
  3. Modern tedaviye destek olarak kullanıldığında başarının arttığı hastalıklar Otoimmün hastalıklar (multipl skleroz, romatoid artrit, Crohn, kolitis ülseroza, psoriazis) Senil demans Pulmoner hastalıklar (KOAH, idiopatik pulmoner fibroz) Cilt hastalığı (psoriazis, atopik dermatit) Metastatik kanser Sepsis Diyabetik hastalarda hiperglisemiye bağlı mitokondrial elektron transport zincirinde üretilen O2 .- oksidatif hasara yol açan en önemli ajandır. Diğer faktörler yanında antioksidan savunma sisteminin zayıflaması – eritrosit SOD ve katalaz azlığı, lökositlerdeki vitamin C azalması ve plazmanın radikal süpürücü kapasitesinin azalması etkiyi artırmaktadır.

Ozon Terapisi Uygulamalarında Yaş Grupları

Ozon Tedavisi Uygulama Yöntemleri Nelerdir

  • Ozon ve Mezoterapi Uygulaması
  • Ozon ve PRP Tedavisi
  • Ozon ve Glutatyon Tedavisi
  • Ozon Collagen
  • Ozon Vitamin
  • Majör otohemoterapi
  • Rektal ozonlama
  • Ozon Sauna
  • Ozonize su ve yağ ozonlama
  • Auriküler (Kulaktan) ozonlama
  • Torbalama / kupa uygulaması
  • Subkutan, intradiskal, intramusküler, intraartiküler
  • Serum fizyolojik ozonlanarak intravenöz uygulanır
  • Su ozonlanarak oral uygulanır

1- Majör Otohemoterapi

Genelde 50 – 100 ml venöz kan alınarak, dış ortamda steril şartlarda eşit hacimdeki ve doğru dozdaki ozon-oksijen karışımı ile özel şişelerde karıştırılmaktadır. Hücre içine hızla giren ozonlu kan ile birlikte H2O2 bir seri kimyasal reaksiyonu uyarmak için yeterli olur.
Eritrositlerde Eritrosit içerisinde artan H2 O2 oksidasyon redüksiyon zincirini aktifleyerek 2-3 DFG ve G6PDH’ı aktive eder. Glikolizi uyarır. ATP üretimi artar. Oksijen saturasyon eğrisi sağa kayar. Böylece doku oksijenizasyonu artmış olur. Sonuç olarak Eritrosit, H2 O2 ’in çoğunu katalaz ve glutation peroksidaz enzimleri ile su ve oksijene dönüştürür.

Lökositlerde Lökositler içerisine diffüz eden H2 O2 düşük dozda NFkB’yi uyarıcı yüksek dozda ise baskılayıcı özellik taşır. Düşük dozda monosit ve lenfositlerde IkB fosforilasyonu ile tyrosin kinaz aktive olur. Doğrusu ozon dozuna bağlı olarak COX-2 gen ekspresyonu kontrol ile analjezik ve antiinflamatuar etki sağlanır.

Trombositlerde Akut strese hassas olan trombositler ozon konsantrasyonuna bağlı olarak oluşacak H2O2 dozuna bağlı olarak hormesis etkisi ile PDGF-AB, TGF-β1, IL-8 ve EGF salınımı kontrol edilmektedir.

Seansın adım adım nasıl geçtiğini, kaç seans uygulandığını ve minör yöntemden farkını majör ozon tedavisi (majör otohemoterapi) sayfamızda anlattık.

2 - Rektal Uygulama

Düşük doz ve ardışık kontrollü oksidatif stres, koruyucu moleküllerinin indüksiyonunda rol alarak antioksidan savunma sistemini güçlendirip oksidanlara karşı bir tür adaptasyon sağlar. Rektal uygulama sırasında ozon, barsak mukozasındaki su, sekrete antioksidanlar, mukoproteinler ve glikokaliks ile reaksiyona girer ROS ve LOP üretir. ROS kısa zamanda detoksifiye edilirken LOP’lar ve emilen O2 sistemik dolaşıma katılmaktadır. Uygulamadan 35-40 dakika sonra juguler ven oksijen miktarında artış görülmektedir.

3 - Torbalama / Kupa

Özellikle diyabetik ayak, yanık, kapanmayan yaralar, periferik dolaşım bozukluğunda bölge ozona dayanıklı torba içerisine alınır. Vakum yapılarak hava boşaltılır ve lezyonda enfeksiyon var ise dokunun oksidatif yüküne ve antioksidan kapasitesine bağlı olarak mümkün olan en yüksek doz ozon gazı torba içerisine doldurularak uygun olacak süre kadar beklenir.

4 - Ozon Sauna

5 - İntradiskal Uygulama

Genellikle 10 dakikalık 2 hafta ara ile 3 seans uygulanır, anestezi gerektirmez, klasik yöntemlerden çok daha emniyetlidir. Cgf ve prolozon da tedaviye eklendiğinde %60-90 arası başarı sağlar.

6 - Ozonize Su ve Yağ

Ozonize suyun bakterisit etkisi 120 yıldır bilinmekte. 110 yıla yakın süredir içme sularının dezenfeksiyonunda ve yara bakımında kullanılmaktadır. Ozonlu yağ elde etmek için genellikle zeytinyağı, ayçiçeği yağı ve susamyağına uzun süreli ozon gazı verilerek çift karbon bağları kırılır ve farklı dozlarda triolein-triozonidler oluşturulur. İki yıl boyunca buzdolabında stabil halde saklanmalıdır.

Sıcak vücut dokusu ve yaranın nemi ile reaksiyonu ardından ROS ve LOP oluşturarak bakterisit etki yanında yara iyileşmesine katkıda bulunmaktadır. Yara iyileşme, Faz I devresinde yüksek, Faz II’de orta ve Faz III’de düşük peroksit değere sahip yağlar kullanılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ozon tedavisi kimlere yapılmaz?

Uluslararası protokollerde kesin engel olarak kabul edilen durum favizmdir (bakla alerjisi olarak bilinen G6PD enzim eksikliği). Gebelik, kontrol altına alınamamış hipertiroidi (zehirli guatr), belirgin trombosit düşüklüğü veya kanama bozukluğu, akut alkol zehirlenmesi ve yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi gibi durumlarda ise uygulama kararı hekim değerlendirmesiyle verilir. Tüm liste için ozon tedavisi kimlere uygulanmaz bölümümüze bakabilirsiniz.

Ozon tedavisi tehlikeli midir?

Ozon tedavisi; bu alanda eğitimli bir hekim tarafından, uygun dozda, medikal standartlara uygun cihaz ve steril setlerle uygulandığında ciddi yan etki bildirimleri nadirdir. Riskler çoğunlukla ozonun solunması, gazın doğrudan damara verilmesi veya hijyen kurallarına uyulmaması gibi kabul görmüş kuralların dışına çıkılan durumlarda ortaya çıkar.

Ozon tedavisi tek seansta yeterli mi?

Hayır, tek seans yeterli değildir. Ozon tedavisinin vücutta kalıcı bir biyolojik yenilenme, bağışıklık desteği ve antioksidan koruma oluşturabilmesi için bir kür (genellikle 8-10 seans) şeklinde uygulanması gerekir.

Ozon tedavisi gençleştirir mi?

Evet, hücresel düzeyde gençleşmeye yardımcı olur. Dokulara giden oksijen miktarını artırarak kolajen üretimini tetikler, hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatabilir (anti-aging) ve cilde gözle görülür bir parlaklık ve canlılık kazandırabilir.

Ozon tedavisi kaç seans sürer?

Kişinin şikayetine ve genel sağlık durumuna göre değişmekle birlikte ideal bir ozon tedavisi kürü genellikle haftada 1 veya 2 seans olmak üzere toplam 8 ila 12 seans arasında planlanır.

Ozon tedavisinin yan etkileri nelerdir?

Yan etkiler çoğunlukla hafif ve geçicidir: damar yolu veya enjeksiyon bölgesinde morarma ve hassasiyet, majör otohemoterapiden sonraki gün hafif halsizlik, rektal uygulamada geçici şişkinlik görülebilir. Düzenli ilaç kullananlarda bazı ilaçların dozunun ayarlanması gerekebilir. Yöntemlere göre ayrıntılı tablo için ozon tedavisinin yan etkileri sayfamıza bakabilirsiniz.

Ozon terapi kaç yaşına kadar yapılır?

Ozon tedavisinde üst yaş sınırı yoktur. Yaşlı bireylerde hücresel yaşlanmayı geciktirmek, kronik ağrıları azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak için güvenle uygulanır. Önemli olan yaş değil, kişinin genel sağlık durumunun uygunluğudur.

Ozon tedavisi kalıcı mı?

Ozon tedavisinin vücuda kazandırdığı hücresel zindelik ve bağışıklık desteği uzun süre devam eder. Ancak zamanla doğal yaşlanma süreci, stres ve çevresel faktörler devam ettiği için etkisi ömür boyu kalıcı değildir; belirli aralıklarla hatırlatma seansları yapılması önerilir.

Ozon tedavisi ne sıklıkla tekrarlanmalı?

8-10 seanslık ana kür tamamlandıktan sonra elde edilen kazanımları ve hücresel gençliği korumak amacıyla ayda 1 kez veya yılda 1-2 kez “hatırlatma kürleri” yapılması tedavinin sürekliliği için idealdir. Ancak kaç seans uygulanması gerektiği, hekimin hasta değerlendirmesi sonucu belirlenir.

Ozon tedavisi sonrası nelere dikkat edilmeli?

Tedavi günü bol su içilmeli, ağır egzersizlerden kaçınılmalı ve alkol alınmamalıdır. Ayrıca ozonun antioksidan etkisini baskılamamak için seansın hemen ardından yüksek doz C vitamini gibi antioksidan takviyeler (doktorunuz aksini belirtmediyse) alınmamalıdır.

Randevu Al

Ozon Tedavisi Uygulamalarımız

Uygulama Yöntemleri

Hastalık Bazlı

Yaş Grupları

Diğer Alanlar

Tedavileriniz hakkında bilgi almak için bize ulaşın

Randevu oluşturmak ya da uygun tedaviyi birlikte değerlendirmek için telefon, WhatsApp veya e-posta ile iletişime geçebilirsiniz.

WhatsApp ile iletişime geçin